5 Aralık 2009 Cumartesi




EFES ANTIK KENTI - SelçukIlk çagin en ünlü kentlerinden biri olan Efes, Küçük Menderes nehrinin deltasi üzerinde kurulmustur. Bir kent devletçigi iken Roma Imparatoru Augustus Dönemi’nde Asya Eyaleti’nin baskenti olmus ve nüfusu M.Ö. 1.-2. y.y.’larda o dönem için çok fazla olan 200.000 kisiyi asmistir.

Ilk çagin en ünlü kentlerinden biri olan Efes, Küçük Menderes nehrinin deltasi üzerinde kurulmustur. O dönemdeki korunakli limani, Iran’daki Susa’dan baslayan Kral Yolu’nun denize ulastigi nokta olmasi kentin önemini arttirmistir. Bir kent devletçigi iken Roma Imparatoru Augustus Dönemi’nde Asya Eyaleti’nin baskenti olmus ve nüfusu M.Ö. 1.-2. y.y.’larda o dönem için çok fazla olan 200.000 kisiyi asmistir. M.Ö. 6. y.y.’da bilim, sanat ve kültürde Milet ile birlikte en ön sirada yer almistir. Ünlü bilge Heracleitos, rüya tabircisi Artemidorus, sair Callinos ve Hipponax, gramer bilgini Zenodotus, hekim Soranos ve Rufus Efesli’dirler.Kentteki en eski buluntular M.Ö. 6. bin yila tarihlenen Çukuriçi Höyük’teki Neolitik Çag kalintilaridir. Ayasuluk Tepesi’nde ise Eski Tunç Çag’a tarihlenen bir Hitit Dönemi yerlesimi vardir. Burasinin adi Hitit yazili kaynaklarinda Apasas olarak geçmektedir. Dilbilimcilere göre Efes kelimesi Apasas’dan türemistir.Herodot’a göre M.Ö. 1. bin yillarinda kentte Anadolu’nun en eski halki olmakla övünen Karyalilar ve Lelegler yasarken, batidan göçmenler gelir ve burada bir koloni kurarlar. Ana Tanriça olarak büyük tapki gören Kybele, kolonistlerin gelisiyle Efes Artemisi adini alir. Artemis adina yapilan tapinak daha o dönemde dünyanin yedi harikasindan birisi sayilmistir. Kent 7. y.y.’da Kimmerler’in, M.Ö. 560 yilinda da Lydialilar’in ve bundan az sonra Persler’in saldirilarina ugrar. Büyük Iskender ile birlikte özgürlügüne yeniden kavusur. Iskender’den sonra Lysimakhos’un egemenligine girdiginde, bu imparator bugün kalintilarini gördügümüz kenti Miletli Hippodamos’un buldugu “Izgara Plan”a göre yeniden kurar. Bu plana göre kentteki bütün cadde ve sokaklar birbirini dik olarak keser.Kent deniz ve kara ticareti ile Roma Dönemi’nde Asya’nin en büyük ve zengin metropolü olur. Her taraf mermerden yapilmis anitsal yapilarla donanir. Tümüyle mermerden yapilmis ilk kenttir. M.Ö. 4.y.y.’da limanin dolmasi nedeniyle ticaret geriler. Imparator Hadrian limani birkaç kez temizletir. Liman kuzeyden gelen Marnas Çayi ve Küçük Menderes nehrinin getirdigi alüvyonlarla dolar. Efes denizden uzaklasir. 7. y.y.’da Araplar bu kiyilara saldirir. Efes, savunmasi daha kolay olmasi sebebiyle Ayasuluk Tepesi’ne tasinir. 13. y.y.’da Türkler buraya geldiklerinde Efes’te küçük bir köy bulurlar. Burasini yeniden imar ederek kentin her tarafini bu kez cami, han, hamam gibi Türklere özgü yapilarla donatirlar.Günümüzde kentin iki girisi vardir. Kolay bir gezi için Meryemana Evi yolu üzerindeki “Magnesia Kapisi”ndan (Üst Kapi) kente girilmelidir. “Dogu Gymnasiumu” Panayir Dagi etegindeki Magnesia Kapisi’nin hemen yani basindadir. Üst kapidan girildiginde ilk anitsal yapi “Odeion” ve hemen bitisigindeki “Varius Hamamlari”dir. Efes’in iki meclisli bir yönetimi vardir. Bunlardan ilki olan Danisma Meclisi toplantilarini burada yapardi. Bu nedenle yapi “Bouleterion” olarak da adlandirilir. Odeion’un önünde ticaret islerinin görüldügü bir yer (Borsa) olarak insa edilen, “Bazilika” vardir. Bunun yanindaki kalin sütunlari bulunan yapi “Prytaneion (Belediye Sarayi)”dur. Prytan kentin belediye baskani gibi görev yapardi. En büyük görevi yapinin içindeki hiç durmadan yüzlerce yil yanmakta olan ocagin sönmemesini saglamakti. Kent Tanriçasi Hestia adina bunu üstlenmisti. Efes Müzesi’nde sergilenen Artemis heykelleri Prytaneion kazisinda bulunmustur. Odeion’un önündeki meydan kentin “Devlet Agorasi (Yukari Agora)”dir. Tam ortasinda Misir tanrilari Tapinagi (Isis) bulunuyordu. M.S. 80 yilinda Laecanus Bassus tarafinda yaptirilan Anitsal Çesme, Devlet Agorasi’nin güneybati kösesinde yer alir. Buradan “Domitian Meydani”na ve bu meydan etrafinda kümelenmis olan “Pollio Çesmesi”, “Domitian Tapinagi”, “Memmius Aniti” ve “Herakles Kapisi” gibi yapilara ulasilir.Ünlü “Kuretler Caddesi”, Yukari Agora’dan batiya dogru uzanmaktadir. Caddeden batiya dogru ilerlendiginde, ilgi çeken yapilar sirasiyla “Trajan Çesmesi”, zarif ön cephesiyle “Hadrian Tapinagi” ve “Skolasticia Hamamlari”dir. Hadrian Tapinagi’nin hemen yaninda “Ask Evi” ve “Latrina (Tuvaletler)” vardir. Caddenin sol tarafindaki yamaçlarda ise “Yamaç Evleri” bulunmaktadir. Peristilli ev tipinin en güzelleri olan bu evler günümüzdeki modern evlerin konforunda idi. Hepsinde duvarlar fresklerle, taban ise mozaiklerle kaplidir. Gene hepsinde kalorifer sistemi ve hamam bulunmaktadir. Efes yamaç evleri arkeoloji literatüründe belli basli ayri bir konu olup mutlaka gezilmesi gerekir. Caddenin sonunda ise Roma dönemi yapilarinin en güzellerinden birisi olan “Celsus Kütüphanesi” bulunmaktadir. M.S. 106 yilinda Efes valisi olan Celsus ölünce, oglu kütüphaneyi babasinin adina mezar aniti olarak yaptirmistir. Celsus’un lahdi kütüphanenin bati duvari altindadir. Efes’in en ilginç yapilarindan biri olan “Serapis Tapinagi”, Celsus Kütüphanesi’nin hemen arkasindadir. Celsus Kütüphanesi’nin yanindaki “Mazeus Mithridates Kapisi”ndan “Ticaret Agorasi (Asagi Agora)”na geçilir.Asagi Agora “Mermer Cadde”nin baslangiç noktasidir. Caddenin sonunda dünyanin en büyük tiyatrosu olan, 24.000 kisi kapasiteli “Büyük Tiyatro”, St. Paul’ün vaazlarina mekan olmustur. Tiyatro yaz ve sonbahar aylari boyunca her türlü kültür ve müzik etkinliklerine açiktir. Büyük Tiyatro’nun hemen kösesinde, Efes’in en küçük yapisi olan “Hellenistik Çesme” yer alir. Bir hamami da olan karsidaki “Tiyatro Gymnasiumu” M.S. 2. y.y.’da insa edilmistir. Büyük Tiyatro’dan, bugün tamamen dolmus olan “Antik Liman”a uzanan, iki yani sütunlu ve mermer döseli “Liman Caddesi (Arcadiane Caddesi)”, Efes’in en uzun caddesidir. Her birinde havarilerden birinin heykeli olan dört sütunlu “Dört Havari Aniti” caddenin hemen hemen ortasindadir. Bu caddenin bitiminde, Antik Liman’a yakin yapilmis olan “Liman Gymnasiumu ve Hamamlari” yer almaktadir. Bu yapi kompleksinin kuzeyinde ise 431 Konsül Toplantisi’nin yapildigi yer olan “Meryem Kilisesi (Konsül Kilisesi)” bulunmaktadir. “Vedius Gymnasiumu” kentin kuzey ucunda, Bizans Dönemi surlarinin hemen yaninda yer almaktadir. Bunun hemen yaninda, Imparator Neron zamaninda insa edilmis, at nali biçimli “Stadium” vardir.