5 Aralık 2009 Cumartesi




Türkiye’nin denizlerinde bir tarih yatmaktadir. Bodrum, Çesme gibi birçok sahil yöremizde milattan önce binlerce yil evvel batmis gemiler gerçek bir hazine olusturmaktadirlar. Bunlar Bodrum Sualti Eserleri Müzesinde ziyaretçiler için sergilenmektedirler

Tunç Çagi Batiklari Salonu :Kalenin dogu kesiminde,Ingiliz Kulesi önünde açilan sergi, Türkiye sularindan çikarilmis en eski batiklari sakliyor.Bu batiklardan Seytanderesi Batigi, Gökova körfezinde bir yarikta bulunmus büyük kaplardan ve küplerden olusuyor.Gemisine iliskin bilgi ele geçirilemeyen ve I.Ö.16.Yüzyila tarihlenen buluntular, olasilikla Keramos kentine adini veren bir çömlek üretim merkezinin mallariydilar. Salonda yer alan ikinci batik ünlü Gelindonya Burnu Batigi,tunç levhalar.bir örs ve gemicilik-tarim araçlariyla birlikte suya gömülmüs gemiden geliyor.Türkiye’de yapilmis en eski tarihli gemi kazisi olmasi niteligiyle de taninan Gelidonya Burnu Batigi,Filistin-Kenan ülkesinden yola çikmisti ve Misir skarebelerine göre de bir tüccar gemisi. I.Ö.13.yüzyila tarihlenen gemide, Myken dünyasindan gelme bir kap ele geçmistir. Bir baska sergi de Kas-Uluburun Batigi’na aittir. Salonda geminin birebir kesiti ve sualtinda bulunus topografyasiyla sergilenen buluntular, genel olarak Misir,Kenan ülkesi ve Kibris’a iliskin ticari mallardir. Gemi kargosu içinde bulunan fildisi,abanoz gibi ham mallar, Afrika kökenlidir. Kibris kökenli bakir külçeleri çikarilmistir. Kenan tipi amphoralar içinde Arap yarimadasindan getirilme damla tütsü oldugu anlasilmistir. Ayrica Misir kraliçesi Nerfertiti’nin hurdaciya satilmis altin mührü, fildisi menteseli tahta kitap, gemi koruyucu Kenan tanriçasi heykeli, Misir kökenli mavi cam külçeleri gibi benzersiz buluntular elegeçmistir. Agaç halkalari (dendrokronoloji ) yöntemiyle gemi, I.Ö.1316yili sularina tarihlenmektedir. Serginin gezilebilmesi için özel ücret ödenmektedir. http://www.mugla-turizm.gov.tr/tr/04130.aspBodrum Yarimadasi açiklarinda,Yassiada batigi buluntularinin sergilendigi salonda,söz konusu geminin bire bir maketi üstünde dolasmak olanaklidir.I.S.6.Yüzyila tarihlenen gemide amphoralara doldurulmus sarap tasiniyordu.Yapilan kazilar sirasinda gemi ambarindaki yemek kaplari,yemek kalintilari ve gemicilik esyalari ele geçmistir.Gemide bulunan tüm demir nesneler,deniz tuzunun etkisiyle çürüdüklerinden bu türden kavkilarin içlerine doldurulan kauçuk nitelikleri anlasilabilmistir.Sergilenen tüm demir nesneler aslinda kauçuk kaliplardir.Geminin en ilginç buluntusu ise üzerinde kaptan Yorgo’nun adinin kazili oldugu domuz basli kolu ile Athena tanriça biçimli agirligi olan kantardir.Serginin yer aldigi salon aslinda sövalyeler döneminde bir sapel olarak kullaniliyordu.1402-1437 arasinda insa edilmisti.http://www.mugla-turizm.gov.tr/tr/04110.aspMarmaris yakinlarinda Serçe Limani adli küçük körfezde kayalara çarparak batan gemi,buluntulari nedeniyle Cam Batigi olarak taninir.32 metrede yatan ve 1977-1979 arasinda Prof.Dr.George Bass tarafindan kazilan batik,büyük ölçüde saglam ele geçmistir.Geminin tasidigi cam külçelerinin ayiklanmasi sonucu Islam-Bizans devletleri arasinda serbestçe gidip gelmekte olan bir tüccarin mallari ortaya konmustur.Hurda camlar yeniden ergitilmek üzere gemiye konulurken bir yandan da yeni üretim camlar ugranilan limanlarda satiliyordu.Erken Islam dönemine iliskin agirliklar,bir kiliç ve süzgeçli kaplarla birlikte gemi personelinin oynadigi dama taslar gibi sayisiz buluntu bu batiktan gelir. Batik,buluntularinin çesitliligi araciligiyla 11.Yüzyila,daha keskin bir saptama ile 1025 yili sularina tarihlenir. Bu sergi için ayri bir ücret ödeniyor ve 15 kisilik guruplar halinde salona giriliyor.